Oyuncuların Kabusu: Bitmek Bilmeyen Şarj Derdi!
Oyun farelerinizi şarj eden mouse pad’ler hiçbir zaman beklentiyi karşılayamadı. Büyük beklentilerle sahneye çıktılar, biraz kendilerinden söz ettirdiler, sonra bir anda buhar olup uçtular sanki. Şimdi ise, Logitech’in kısa süre önceki Mk.2 hamlesinin ateşi daha soğumadan, Razer arenaya yepyeni silahıyla, yani yeni HyperFlux V2 Kablosuz Şarj Sistemi ile çıktı! Aşağıdaki bağlantıdan resmi ürünü görebilirsiniz.
Sonsuz Güç, Kesintisiz Oyun Keyfi: HyperFlux V2’nin Vaadi
Razer’a göre, bu şarj pedi “doğrudan mouse pad üzerinden kesintisiz kablosuz şarj” sunarak şarj kablolarına veya docking istasyonlarına tamamen veda etmenizi sağlıyor. Yani fareyi HyperFlux pad’in üzerinde tuttuğunuz sürece, bir daha asla şarjını düşünmek zorunda kalmayacaksınız. Oyun ortasında pil bitme korkusu tarihe karışıyor!
Uyumlu Fareler: Gücün Sınırları
Ancak her fare bu sihirli gücü deneyimleyemiyor. Farenizin altına Razer’ın özel şarj ‘puck’ını takabilmeniz şart. Bu, bazı Razer farelerinin Dock Pro ile kullandığı şarj puck’ı yuvasının aynısı. Yani Dock Pro ile uyumlu farelerle aynı uyumluluğa sahip: Basilisk V3 Pro 35K, Basilisk V3 Pro, Cobra Pro ve Naga V2 Pro. Eğer elinizdeki fare bu listeyse, şanslısınız!
Yüzey Hissi: Dokunuşla Gelen Başarı?
Basilisk V3 Pro 35K ile HyperFlux V2 test edildi onaylandı!
HyperFlux V2’nin akıcılığının oldukça yerinde olduğu bildiriliyor. Sert pad kullanmayı herkes istemez ama bu ürünün fikrinizi değiştireceği söyleniyor. Sanki air hockey masasında bir puck kaydırıyormuş gibi olduğuna yemin edenler var. Eğer bu ‘buzda kayar’ hissi size gelmiyorsa, tabii ki kumaş versiyonu da mevcut diye de ekliyorlar.
Bu da ilgini çekebilir: "Samsung, en kıvrımlı, en iyi görünen oyun monitörünün daha küçük bir 4K versiyonunu duyurdu"
Razer HyperFlux V2 vs Logitech G PowerPlay 2: Rekabet Arenası
Yeni Logitech G PowerPlay 2 şarj mouse pad’iyle de hatırı sayılır zaman geçirdim ve ona maalesef düşük bir not verdim: Sadece %40. Neden mi? Bir kere cep yakıyor, şarj istasyonunun üzerinde sadece dandik bir kumaş pad var ve en önemlisi, kablosuz alıcıyı içine entegre etmemişler! Farenizi PC’ye bağlamak için ayrı bir dongle takmanız gerekiyor. Tam bir kablo ve adaptör kabusu!
Razer HyperFlux V2’nin dahili bir kablosuz alıcıya sahip olduğunu söylemekten gurur duyuyorum! Yani fareyi ve mouse pad’i ayrı ayrı fişe takma derdi yok, sadece pad’i bağlamanız yetiyor ve fare ona otomatik olarak bağlanıyor. Razer “kusursuz otomatik eşleşme” iddia ediyor ve bu iddia gerçek çıktı. Puck’ı fareye takıp pad’in üzerine koyar koymaz, anında bağlandı ve çalıştı. Tak çalıştırın kralı!
Bu Razer pad, yeni Logitech modelinin aksine, tam anlamıyla ‘premium’ hissi veriyor. Taş gibi sağlam, kenar detayları şık bir çerçeveye sahip ve masaya koyduğunuzda milim oynamıyor. Üst kısmındaki alıcı istasyon alanı (ne derseniz deyin), modern telefonlardaki kamera adası kesimlerini andıran şık bir tasarıma sahip. Pil ömrünü gösteren LED ışığı da, estetiğe önem veren oyuncuların kalbini çalacak cinsten.
Ancak PowerPlay 2’de olduğu gibi, düşük DPI oyuncuları için alanı biraz kısıtlı kalabilir. Fareyi masadan kaldırmak zorunda kalabilirler. Ayrıca PowerPlay 2’den farklı olarak, mouse pad ana birime yapışık. Bu da muhtemelen yüzeyi yıprandığında değiştiremeyeceğiniz anlamına geliyor. Gerçi Logitech için de yedek kumaş pad bulmak pek mümkün görünmüyor.
Bu da ilgini çekebilir: "Oyun Dizüstü Bilgisayarlar için En İyi RAM Seçimi Rehberi"
Fiyat Etiketi: Cüzdanınız Hazır mı?
Bu şarjlı mouse pad arenasında nihayet gerçek bir rekabetin başlaması beni aşırı heyecanlandırıyor! Ancak bu heyecanımı biraz kursağımda bırakan tek bir şey var: Fiyat etiketi. Bu güzellik için tam 120 dolar gözden çıkarmanız gerekiyor ki bu, PowerPlay 2’den bile daha pahalı!
PowerPlay V2’ye yaptığım ana eleştirilerden biri de fiyatıydı; evet, selefine kıyasla pahalıydı ama işin özü şu ki, ortada başka hiçbir şey yokken bile 120 dolar, şarjlı olsun ya da olmasın bir mouse pad için inanılmaz yüksek bir rakam.
Bu ‘cüzdan düşmanı’ fiyat etiketi hakkında ne düşündüğümü tam olarak çözebilmiş değilim ama HyperFlux V2’nin detaylı incelemesini hazırlarken bu konuyu derinlemesine düşüneceğim.
Razer daha önce de şarjlı bir mouse pad piyasaya sürmüştü ama o, fare ve mouse pad’in bir arada olduğu Mamba HyperFlux kombo paketiydi. O paket 200-250 dolar civarında satılıyordu. Sadece Mamba farenin bile 100 dolara yakın olduğu düşünülürse, bu yeni şarj istasyonunun fiyatlandırmasında pek bir değişim olmamış gibi.
Bu da ilgini çekebilir: "Logitech G923 – Yeni Oyun Direksiyonu"
Son Karar: Zafer mi, Yenilgi mi?
Ancak, dediğim gibi, hem görsel olarak hem de hissiyat olarak elinize aldığınızda bunun tam bir ‘premium’ ürün olduğunu anlıyorsunuz. Dahası, dahili kablosuz alıcı sayesinde sadece mouse pad’i fişe takıyorsunuz, fare için ayrı bir dongle kirliliğine gerek kalmıyor. Şahsen, her sabah masaya oturup bu Razer HyperFlux’u kullanacağımı hatırladığımda içimi bir heyecan sarıyor. PowerPlay 2’ye karşı böyle bir ‘gamer ruhu’ hissiyatı yaşamadım.
Ancak bu ‘gamer rüyası’ deneyimi için, zaten fahiş bulduğum PowerPlay 2’ye ödeyeceğinizden 20 dolar daha fazlasını harcamanız gerekiyor. Üstelik sadece belirli birkaç Razer faresiyle sınırlısınız, ki bunlar da markanın en üst düzey fareleri değil. Evet, kesinlikle yeni bir rekabet var ama benim umduğum ‘oyun değiştiren’ rekabet bu değildi. Duygularım oldukça karışık.
Bu da ilgini çekebilir: "Nacon, ‘direct drive sim’ yarış pazarına giriyor ve ilk izlenimler olumlu."

